..şimdi öncelikle şu anlama açıklık getirerek girelim konuya; yaşadığımız hiçbir şey tesadüf, ya da kendiliğinden olan değildir.. ya birilerinin ‘inanmak’ta ısrarcı olduğu ‘üst akıl’ (yaratıcı); ki varoluşun nedensel kaygılarıyla ortalama her ‘insan’ın ‘inanmak’ta mecbur kaldığı yöntem.. ya da, ‘inanç’ dışında ve ancak, ‘kavrayış’ eksikliğimizden kaynaklı anlamlandıramadığımız bir ‘döngü’; ‘evrim’!. geçmişten yarınımıza uzanan gidişatımızın, bizim dışımızda.. bize olan etkileri!.

..bu, her seferinde ‘insan aklı’ ile yapılagelen ‘teist-ateist’ tartışmasının çok ötesinde, çoğu zaman bir-biri içinde.. çoğu zaman da, bir-biri karşıtı biçimde ‘tezat’ oluştursa da; yine kainatın sonsuz büyüklüğü göz önüne alındığında ‘insan’ın kapladığı, ya da etki ettiği alan, yine hem ‘evrim’sel düşünce, hem de ‘inanç’ bazlı düşünce sistemlerinde benzer tariflerle açıklanır!.

..birinde ‘fani’ denilerek (ölümlü); ki bu tanımlama ile ‘ölümsüz’lüğün, en azından bizim anladığımız biçimde var olduğuna vurgu yapılır ve buna ulaşmak için ‘bir başka yaşam’.. ya da ‘bir başka mekan’ (ölümden sonrası) algısı ile başka bir şey anlatılmaya çalışılır.. ya da, yine ‘evrim’sel düşünce bazında ‘üst akıl’ (yaratıcı) olmadan (ihtiyacı olmadan) süreç içerisinde kazanılacak bir ‘gelişme’den bahsedilir..

..tıpkı birilerinin ‘tekamül’.. ya da başka birilerinin ‘üstün insan’ modeli tanımlaması gibi.. daha havalı olsun diye ‘betimleme’.. ya da ‘imgeleme’ de denilebilir; ancak fazla havalı bir ‘tür’ olduğumuzu düşünmüyorum.. en başından beri..

Bir başka yazımda dünyanın en akıllı insanı ile en geri zekalı insanı arasında matematiksel düzlemde çok büyük bir fark olmadığını söylemiştim.. dolayısı ile ‘inanç’ sistemleri eleştirisi ile, ‘evrim’sel süreç gerçeğine getirilen eleştirilerin; yine kişilerin yaşadığı coğrafya-kültür-eğitim.. ya da eğitimsizlik düzeyleri ile çok ilgili olduğu; ancak işin özü itibariyle ‘evrim’ temelli (yüksekle ihtimal) bilimin ‘big-bang’ teorisi ile, yine ‘inanç’ temelli ‘zerreden yaratılma’ fikrinin eş-değerliği, zeka ileriliği ya da geriliğinin anlamlandırabileceği bir ortak özellik olamasa gerek.. ya da hangi düşünce kulvarından hareket ederseniz edin..

..varacağınız yerin sonunda ya bir ‘üst akıl’ (yaratıcı).. ya da anlamlandıramadığımız matematiksel bir kodlama olacağı aşikar!. işte bu kodlamada bir ‘bilinç’ aramak ‘yaratıcı’yı tanımlarken, yine fazlaca kavrayamayacağımız bir biçimde her hangi bir ‘bilinç’ olmaması, ama yine de -bize göre- düzenli bir işleyişin olması.. Evrim!.

..matematiksel kodlama derken, ‘yeni nesil insan’ın aklına gelen ilk şey, ‘matrix’ olsa gerek (film gibisinden); oysa çoğu ateist ve deist tarafından sıkça konu edilen bu film ve hikayesi; yine dinsel bir kurtuluştan ‘mesih inancı’ ve yine başka bir mekandan (zion) ‘cennet’ inancı ile örülmüş bir hikayeden başka bir şey değildir!. bilgisayar düzleminde ve matematiksel kodlama ile anlatılan ‘eski hikaye’, nedense ‘modern insan’ın ilgisini çekmiş; tüm ‘kitap’lara (mitolojik anlatımlar) ve ‘peygamberlere ve bahse konu olan ‘yaratıcı’ fikrine sırt çevirmişken.. yine ‘aynı hikaye’nin güncellenmiş ‘yeni versiyon’larına (anlatımlarına) ‘müthiş’ nidaları arasında ‘ikna’ olmuş olması..

..ateist olduğunu sanan ‘yeni nesil dindar’lar..

..oysa anlatılan hikaye (mitolojik gerçekler ve eklentileri) aynı.. cennetten cehenneme geldik, tekrar cennete gideceğiz mevzu.. kurtarıcılar, diğerleri ve ‘zavallı halk’ algoritması üzerine işlenen belki on bin yıllık!.. belki de zaman mekan ve hareket algısı -üçlüsünün- bizde (hafızamızda) yaptığı tahrifat üzerinden algılayamadığımız on.. hatta yüz milyon yıllık bir geçmiş.. belki daha fazlası, belki de fazla ve eksik olmadan ‘an’ üzerinden kurgulanmış bir ‘simülasyon’..

..’tanrı’ fikrine ikna olmuş ‘teist’ ve ‘ateist’ler..

..’yeni nesil din’ kavramı.. ‘covid 19’ salgını sonrası ‘yeni nesil yaşam biçimi’ ve yine çok yakın zamanda ‘dünya dışı tehdit’ algısı ile, hepten sinmiş.. hepten yarınından korkar olmuş, kolay yönetilebilir, tek merkezden alınan kararlarla hızlıca yaşam biçimi ve şeklini değiştirebilen ve daha pek çok algı operasyonu neticesinde her yönü ile farklı bir ‘tür’ (insan modeli)..

..daha anlaşılır olması bakımından; yüz yıl evden çıkmayacaksınız deseler, ‘doğrusu bu’ deyip, sokağa adımını atmayacak bir ‘nesil’ yetiştirdiler.. ve işin daha enteresan boyutu; bu ‘ikna’ oluşun bugünden yarına artarak nerelere gidebileceğini tahmin etmek.. ‘lgbti’ ve türevleri ile kadın ve erkeği; daha derinde yatan anlamı ile, anne ve baba figürünü, daha da ötesi ‘aile’yi yok etmek!. (sağ düşünce ve devşirilmiş sol düşünce!)

tez ve anti-tez.. (dayanak noktası ‘modern düşünce ve çağdaş yaşam aldatmacası) ortak noktası ve karşıtı (dogmatik düşünce sistemleri -din-) ..sentez.. sonsuz faşizm.. (kullanılan, dinci örgütlenmeler, diğer yandan ‘liberal sol’ örgütlenmeler..) sonuç (garabet) ilişkisi; ‘yeni nesil muhafazakar’ nesil..

..sahipsiz ve piç nesiller.. yaratmak!. (dayanak noktası ‘modern düşünce ve çağdaş yaşam aldatmacası) ortak noktası ve karşıtı (dogmatik düşünce sistemleri -din-) ..sentez.. sonsuz faşizm.. (kullanılan, dinci örgütlenmeler, diğer yandan ‘liberal sol’ örgütlenmeler..) sonuç (garabet) ilişkisi; ‘yeni nesil muhafazakar’lık..

..ki, geçmişi ve aidiyeti olmayan bir ‘tür’ (cinsiyetsiz insana doğru) ‘ölümcül bir barış’ içinde, mutlu-mesut!.
(dayanak noktası ‘modern düşünce ve çağdaş yaşam aldatmacası..) aslı ile devam…

2020’nin ilk aylarında başlayan (başlatılan) salgın ve ‘sonun başlangıcı’na atılan ilk adımların şahidiyiz..

..özgürleştiğini sanan ‘insanoğlu’.. ya da kızının ‘tek dünya devleti’ fikrine adım adım yürümesi, daha da ‘özgürleşeceği’ni düşünerek, adımlarını hızlandırması oldukça ‘paradoksal’ bir durumdur.. ‘küresel insan modeli‘nin açılımı; yine daha kolay anlaşılır olması bakımından, yüzlerce çiçekten oluşan bir bahçenin, tek başına ‘gül bahçesi’.. ya tek başına ‘lale bahçesi’ olması gibi bir şeydir.. bütün çeşitlerden, kokulardan arındırılmış bir ‘bahçe’; yine insan aklının derinliklerinde kalmış ‘saklı bahçe’ cennet fikrinin içindeki cehennem olmasın..

..her insan felaketine giderken yürünmesi kolay yolları tercih eder.. ya da cehenneme yolculuk öncesi, en güzel kıyafetler giyilir.. (cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir.. ünlü söz)

..elbette buradaki ‘cehennem’, ‘din’lerin çıkış noktası ‘derin mitoloji’lerin kaynağında yer alan ‘ceza’ anlamına gelen (ateş-yanmak-kaynamak-eziyet çekmek-sonsuz azap – acı.. daha da acı.. en acı gibi anlamlandıramadığım..) değil.. belki felaket, belki de umulmadık bir ‘gelecek’ karşılaşması olmalı.. sebep-sonuç ilişkisi gibi bir şey; ya da.. hesaplanamayan!. yüzdüğünüz bir derede ‘timsah’ saldırısına uğramak gibi..

..’covid 19′ salgını ister doğal yollardan çıkmış olsun, isterse ‘insan eli’ ile hiç önemli değil; asıl mevzu, sonrası için nasıl bir ‘düzen’ planlandığı ile ilgilidir!. 8 milyar insanın katılımı ile ‘maske’li balo’ düzenleyen ‘WHO’ (dünya sağlık örgütü) sonrası için ne ‘düşünüyor’!. önemli olan budur!.

..’aids’.. ‘ebola’.. ‘sars-mers’.. ‘kuş gribi’.. ‘domuz gribi’.. ‘deli dana’.. ve ilk çıktığı anda bam-başka tanımlamalarla korku ve paniğin yayılması ve pompalanması.. sonradan ‘o da aileden’ denilen bir virüs’ ‘corona ailesi.. enteresandır ‘aile’ kavramının en kuvvetli olduğu ülkelerden birini vurdu.. İtalya!.

..topluluk karşıtı bir ‘virüs’!. tamamen ‘liberal’.. ‘bireysel’ci..

..düşünen ‘insan’ (sayısı çok azaldı.. sebep; küresel ‘çağdaş’ eğitim sistemi (yarı aydın üretimi) diğer bir sebep, ‘dogma’ ve havarileri.. (yeni nesil muhafazakar) ortak nokta, kalifiye bir ’embesillik’.. (moron)..

..düşünen insan, her şeyin farkında; lakin ‘düşünmeyen’ bir ‘büyük kalabalık’ o denli ‘etki’ altında ki.. her şeyin ‘kendi iyiliği’ üzerine kurgulandığı fikrinde ısrarcı.. kurallar.. kurallar.. kurallar..

..oysa toplumsal hayat için olmazsa olmaz olan ‘kural’lar, bir noktadan sonra; ‘özgürlük’lerin kısıtlanması için en iyi, yol ve yöntemdir.. ”bu senin sağlığın için..” olmadı; ”toplum sağlığı için”.. ya da, ”bu sizin güvenliğiniz için”.. olmadı; ”toplumsal güvenlik için”..

..gel de ‘karşı çık’!. yeni nesil suç tanımı; ‘toplum sağlığını tehdit etmek‘!. ya da, ‘toplumsal güvenliğe tehdit oluşturmak’!.

..demiştim; insanları iki şekilde etkisiz hale getirebilirsiniz; birincisi, ‘güvenlik zafiyeti yaratarak!. ikincisi, ‘sağlık’ endişesi yayarak!.

..sistem bugüne değin büyük oranda ‘güvenlik tehdidi‘ ‘terör’ ile işini görürken; bundan sonra daha tehlikelisi ve daha karşı konulması güç olan ‘insan sağlığı’ tehdidi üzerinden iş görmeye başlayacak..

İnsanlığın gelecekteki en büyük felaketi ‘dogma ve bilim’in el-ele verdiği ve aynı masa etrafında toplandığı ‘kurul’lar olacaktır!. (sonsuz faşizmin yönetim kadroları) başlangıç düzeyinde yer alacak olanların ‘vakıflar’ olacağını 2007 yılında söylemiştik)

..yine her ne kadar ‘din’ karşıtı olsam da; kutsal sayılan (zannedilen) metinlerde yer alan ‘şeytan’ imgesinin, bugün her alanda faal ve aktif olduğunu söylemem, düşünsel bazda bir ‘tezat’ oluşturmayacaktır; zira, yukarıda da bahsettiğim üzere; insan aklının sınırları göz önüne alındığında.. zaman-mekan ve hareket algısı (ve hatta yer çekimi olgusunun etkisi) ile, ki bu etki pek çok ‘zaman algısı’ bakımından (binlerce yıl.. ya da milyonluk tarihlendirme hataları)

..yine tekrar edecek olursam, her ne kadar ‘din’ karşıtı olsam da (sonradan dönmem imkansız).. insanlığın geleceğini karartacak olan ‘modern insan’ denen türdür!.

..’modern insan’ aptaldır!. çünkü ‘kural’lar ve ‘kural’lara uymak onun için vazgeçilmezdir ve diğerlerinden böylece ayrıştığını düşünür.. daha anlaşılır olması bakımından, arıza yapmış olan bir trafik lambası, kırmızıda takılı kaldığında ‘karşıya bir şekilde geçme fikri‘ni hayata geçiremez!. belki inanmayacaksınız ama, ben ‘İsveç’li bir çifti karşıya geçmeleri konusunda zor ikna ettim (Alanya).. (işin daha da enteresan boyutu sağda ve solda en az 500 metre mesafede hiç araba olmadığı halde.. bıraksam bekleyeceklerdi..) (Konaklı beldesi yakınları) İsveçli çift bir örnek tabi, böyle bir genelleme kast etmiyorum elbette.. millet ve ülke bazında bu tür genellemelere de karşıyımdır..

..yine elbette, ‘modern insan’ derken genel çoğunluk ‘yarı aydın’dan bahsediyoruz; yoksa ‘düşünen’.. ‘sorgulayan’.. en azından ‘din’lerin karşı çıktığı, oysa ‘bilim’in temelini oluşturan ‘şüphe’ duyma yetisi sahiplerinden bahsetmiyoruz.. ancak bugün ‘bilim’in geldiği noktayı görmek isteyenler açısından tarif edecek olursak; ”siz doktor değilsiniz” yani demek istiyor ki, ‘biz ne dersek o!” nerede ‘şüphe”!.

..yani yarın biri çıkıp, ”siz adaletten bahsedemezsiniz!” diyebilir.. ”neden?” diye soracak olsanız vereceği cevap hazır!. ”siz avukat değilsiniz!’‘.. ya da ”hakim misin!. savcı mısın!”..

..bugün ‘bilim’ adı altında ‘WHO” nun insanlığa dayattığı mantık budur!.

..yani diyorlar ki; ”bu aşıyı olacaksın, ama içeriğinde ne var!. sormayacaksın!”

..işte bu ‘salgın’ sonrası elde ettikleri ilk sonuç; ‘aşı’ karşıtlarının uğradığı yenilgi olacaktır!. grip aşısı ile başaramadıkları ”dünyayı aşılama” fikrini böylece ‘itiraz hakkı’ ellerinden alınmış tüm insanlığa rahatlıkla uygulayacaklardır!. hem de müthiş bir ‘ikna” olmuşluk ile..

..işte bu ve benzeri ‘ölümcül algı operasyonları’na en kolay yem olan ‘modern insan’ denen türdür!. yüzyıl #evdekal deseler.. ”neden” diye sormaz!. hemen ev ortamına adapte olur.. (küresel eğitim sistemi)

..kendisini diğerlerinden daha ‘bilinç’li.. daha ‘akıllı’ sanır!. yüzyıl kırmızı ışığın sönmesini beklemek.. peki söndüğünde ‘yeşil’ yanmazsa?. ne yapacağını bilememek..

..çok bilgili olmak, ama ‘kendi fikri olmamak’!.

..ya da, gerçeklerin etrafından dolaşıp.. yalanların kucağında medeniyet kurmak!. işte ‘modern insan yanılgısı’nın yaratacağı ‘sentez’!. gelecek budur!.

..hayatta kalmak için tüm özgürlüklerden vazgeçmek.. değil mesele; mesele, vazgeçtiğimiz ‘özgürlükler’den gelecek nesillerin haberdar olmayacağı..

..neyi kaybettiğini bilmeyen ‘insan’, onu aramayı akıl etmez!.

..kafeste doğanlar, kafesin dışında bir hayat olduğunu ‘hayal’ edemezler!.

..işte bugün ‘şüphe’den arındırılmış ‘bilim’ ile yine ‘şüphe’den ödü kopan ‘dogmatik düşünce’ el-ele vermiş tekrar eden tarihi yeniden yazma peşinde.. ‘neo’ ve ‘mesih’.. matrix filminde yer alan ‘kurtarıcı’ neo’ya daha yakından bakmak gerekirse, harfler ile bilinç altına verilen mesaj; ‘neo’-‘one’.. yani ‘bir’ ‘seçilmiş kişi’.. ‘tek’..

..namı diğer, ‘mesih’.. ve beklentisi.. hem de modern anlamda.. (algoritmik düşünce) metropol hayalleri..

..işte ‘modern insan’ın yanılgısı burada başlıyor.. dinsel referansların (aslında mitsel) yüzüne bakmazken, matematiksel kodlama ile yazılan aynı hikaye için ”müthiş” ifadesini kullanabiliyor.. işte bu ‘ters gard propaganda’ tekniklerine (toplum mühendisliği) en kolay maruz kalan yine ‘modern insan’ denen türdür.. diğerlerini saymıyorum; onlar zaten ‘beklemek’ üzerine doğuştan eğitimliler..

..son olarak şunu tarihe not düşmeliyim ki; ‘covid 19’ namı diğer ‘corona’ salgını ‘biyolojik saldırı’ takviminin ”11 Eylül”dür!.

..artık insanlığa ‘rahat’ ve ‘huzur’ yoktur!. sonsuz faşizme adım-adım…

cem yağcıoğlu 09-05-2020

edebiyatgazetesi / kritik eşik