İnanan insan!. okuduğu her şeye, izlediği her görüntüye inanan insan!. ‘algıda seçicilik’ kavramının farkında olan -olduğunu sanan- yeni dünya insanı.

..daha rahat yaşamak için (görece) her şeyden vazgeçen insan.

Yaşam ve ölüm!. içinde ‘özgürlük’ kavramının yer almadığı bir seçim yanılsaması..

..hayatta kalmak için nelerden vazgeçersiniz?. ya da vazgeçtikleriniz size nasıl bir yaşam sunar; mesela sevişirken ‘maske’ takar mısınız!. ‘maske’nin yakın bir zamanda ‘prezervetif’ tarzı kullanıma sokulacağından bahsetsem -elbette yarın değil-.. insan ömrü ile uzak, akan süreç içerisinde çok yakın..

İnsanlık tarihi açısından bakarsanız iki çeşit insan var olmuştur.. hayatta kalmak için her şeyden vazgeçenler!. bir de, ‘özgürlük’ için her şeyden vazgeçenler.. (günümüzde yaşanan salgın ile ne alakası var, diyenler olabilir.. bu da onların anlayışı, anlamak lazım)

..ama yüzyıllardır ‘güvenlik zafiyeti’ yaratılarak savaşlarla yok edilen nesiller.. şimdi de, ‘sağlık endişesi’ ile en yakınından bile ‘şüphe’ eder hale getirilen nesiller; bu daha başlangıç demem ondandır..

Bu daha başlangıç!. (ben beyin ameliyatı geçirmiş ve beynine ‘klips’ takılmış bir insanım, arızasız hayatıma devam ediyorum..) benim ‘bilim’e karşı olmam düşünülebilir mi!. ama hangi ‘bilim’!. işte bütün mesele bu ayrımı yapabilmek ve ‘bilim’ adı altında hayatımıza yapılan ‘sabotaj’ların farkına varmak..

..mesela ‘salgın’ın başladığı günlerin hemen başında; ki henüz ‘pandemi’ ilan edilmemişken Almanya başbakanı Merkel’in Alman nufusunun yüzde yetmişi ‘enfekte’ olacak açıklaması.. sizce de enteresan değil mi.. şimdi bunu dile getirmek mi ‘komplo teorisi’!.. yoksa genel çoğunluğun kafasını kuma gömmesi mi!. Nasıl bu kadar eminler!.

..nasıl bu kadar eminler?. sorusunu sormak neredeyse ‘cehaletle’ özdeş hale getirildi..

..mesela ilk başlarda Çin’de çekilen videolar.. yolda yürürken birden olduğu yere yığılma ve ölme görüntüleri.. ne oldu da kesildi birden!. ya da olduğu iddia edilen ‘hastalığın’ böyle bir ani ölüm durumu olmadığı ortada değil mi!.

Rakamlar insanları hep korkutmuştur!. mesela her yıl dünyada kaybolan ve ulaşılamayan çocuk sayısının ‘5 milyon’ olduğunu yakın zamana değin kaç kişi biliyordu!. mesela geçen yıl ‘pandemi’ye denk gelen zamanlarda çoğu ülkedeki ölüm sayılarının ‘pandemi’ sürecinde yaşanan ölümlerden az.. ya da denk olduğu konusunu kaç kişi biliyor.. ya da bu ‘istatistik’ler ana akım medyada neden halka verilmiyor!.

..mesela şu haber neden ana akım medyada yok!. Fransa’nın Pastör Enstitüsü’nde DSÖ yönergelerine göre uygulanan PCR testinde, gördüğümüz gibi alenen, her insanda bulunan 8 no’lu kromozomun 18’lik gen dizisi test ediliyor. -vitamingiller-

..ya da toplum dikkati biraz dağıldığında, insanlar tüm zorlama ve emrivakilere arkasını dönmeye başladığında her ülkeden ünlü bir kaç kişinin ‘covid19’ a yakalandığı haberleri..

..ya da ‘zattüre’den hayatını kaybetmiş insanların son anlarındaki fotoğrafları değil de, neden illa ‘covid19’ teşhisi konmuş ‘bazı’ hastaların acı çeken ve vicdanları kanatan görüntüleri servis ediliyor..

..ve aynı süreç içerisinde, ‘kripto para’ piyasalarının öne çıkarılması.. günlük kazandıkları ile geçinen insanların!. bakın buraya dikkat.. sözde ‘devlet’ yardımı ile kredi batağına sokulması!. (tüm dünyada; zaten bu olayı yerel hükumet ve siyasetle açıklayanlar maksatlıdır.) Tekstil, turizm ve daha pek çok sektörün büyük bir krize sokulması ve ilerleyen zamanlarda bu yükü taşıyamayacak olan ‘devlet’ mekanizmalarının çöküş sürecinin başlaması!. Yaratılan korku ve panik ortamı sonrasında yaşanılması muhtemel olan ‘isyan’ ve ‘başkaldırı’ hareketlerinin her ülke bazında kendi ‘otoritesi’ne yöneleceği.. ve süreç devamı, -insan ömrü ile sınırlı değil- zaman içerisinde tek bir ‘otorite’ye teslim olması.. küresel şirketlerin kendi ödeme yöntemlerini öne çıkarması ‘ulus devlet’ mekanizmalarından sonra, ‘devlet’ mekanizmalarının da zaafa uğratılarak ber-taraf edilmesi..

Tüm yaşananların ‘karanlık bir plan’ dahilinde ilerlediğini görmek elbette ‘büyük kalabalık’lar için mümkün değil.. benim-bizim on yıl, on beş yıl önce söylediklerimizin bugün zır-cahillerin -elbette sadece isim olarak- diline düşmüş olması (Bill Gates-Elon Musk gibi) bazılarınca bilginin değerini düşürmüş gibi gösterilmeye çalışılsa da.. kendisini ‘çok kültürlü’ ve ‘her şeyden haberi olan’ insan olarak gören bazı sivri zekalıların, şu soruyu sormaması çok enteresan!.

”Bill Gates.. ya da Elon Musk gibi bilgisayar dahisi insanların (ruh hastaları) bu sağlık sektörü ve aşı ile ilgileri nedir?. neden bu kadar ateşli bir şekilde insanlığın geleceği ile ilgililer?’.. gibi..

..bir de dalga geçiyor ‘dangalak’!. ”he, dünyayı beş aile yönetiyor”..

..oysa her şey ortada, tapu kayıtlarına ve şirket bilgilerine baksa o beş aileyi görecek zaten!. bu kadar ‘aptal’ olmak’!. ve bu kadar ‘ilgi’ görmek!. işte ‘yeni dünya’nın sanal gerçekliği de bu olsa gerek!. Dünya nüfusunun, yüzde 5’i ile yüzde 95’i denklemini bilmeyeniniz yoktur!. o zaman ‘bu kafa’ neyin kafası..

Ben söyleyeyim.. ‘kompleks’!. kendisini diğerlerinden üstün görmek.. güce tapmak; ama halktan yana görünmek!.

..düşünün bir kere; yukarıda bahsettiğim gibi.. henüz ortada hiçbir veri yokken televizyonlara çıkıp ‘herkes enfekte’ olacak diyenlerin yönettiği bir dünyada yaşıyoruz.. sadece bu bile biraz ‘şüphe’li değil mi!.

..elbette sevdiklerinizi kaybetmiş olabilirsiniz.. fazlaca acı çekmiş olabilirsiniz ve daha pek çok şey yaşamış olabilirsiniz.. ancak bu bahsettiğimiz düzlemde, henüz adını ve faillerini tam olarak bilmediğimiz olaylar silsilesi içinde ve tarih boyunca insanlara yaşatılan acıların hep bir ‘inandırıcılığı’ olmuştur!. inandırılan, ikna edilen ve itaate zorlanan ‘insan’.. insanın kurdu olmuştur!.

Benim-bizim dediğimiz.. ya da yıllardan beri anlatmaya çalıştığımız şey; olanı, ya da yaşanılanı inkar değil!. ‘başlangıç’ ve ‘gelişimi’ ile ilgilidir!. bugün çeşmeden akan suyu içemiyorsunuz!. yarın da havayı soluyamayacaksınız !. dışarıda yaşamak tehlikeli ve yasak! diyecekler!. bu elbette çoğunluk için ‘hadi oradan’ denecek bir varsayım!. yine basit bir soru ile cevap verelim..

..teknolojinin ve imkanların daha kısıtlı olduğu 20-30 yıl önce çeşmeden içilen suyu, bugün insanlık neden içemiyor!. cevap vermeyin.. sadece düşünün!.

‘Hayat Eve Sığar’ (HES) kodu bir ‘başlangıç’tır!. oysa hayat eve sığmaz, dünyaya bile sığmazken!. ama bu ‘absürt’ düşünceye bile gönüllü ikna olan bir ‘büyük çoğunluk’ var.. işte tehlike burada..

..insanları iki şekilde etkisiz hale getirebilirsiniz; birincisi, ‘güvenlik zafiyeti yaratarak!. ikincisi ‘sağlık’ endişesi yayarak!.

..dinler (bilinen 4300 adet -inanış biçim ve şekilleri) en başta ‘şüphe’ ve ‘sorgulama’yı yok sayar!. şimdi de birileri ‘bilim’ adı altında -paradoks yaratarak- şüphe etmeyin!. sorgulamayın diyor..

..soruyorum size, şüpheden arındırılmış bir ‘bilim’!. gerçekten ‘bilim’ midir!. işte bizim karşı olduğumuz ‘bilim’ budur!. yoksa yukarıda da dediğim gibi, bugün hayatta isem ‘bilim’ sayesindedir!. Bilim, insanlığın kurtarıcısıdır!.

..ama o ‘bilim’ bu değil!. korku ve endişe yayarak ‘bilim’ adı altında bütün bir insanlık zaptu rap altına alınmaya çalışılıyor..

İnsanlığı gelecekte bekleyen en büyük tehlike ‘bilim kurul’larıdır!. çünkü ‘zavallı insan’ bilimin ve dinin dışında bir yaşam bilmiyor!. karşı koyamaz ve ‘isyan’ edemez!.

..’özgürlüğü olmayan insan’ isterse yüzbin yıl yaşasın!. özgürce yaşanan bir günün karşılığı olamaz!. yazık..

..nefes alıyor olmak, özgür olmak değildir!. bana deseler ki; bırakın evi, kocaman bir cenneti vaat etseler ve buradan dışarı çıkamazsın deseler!. cehennemi tercih ederim!. kendi yaşantımda da ‘küçük örneklerini yaşadım’..

..benim cehennemim, onların cennetinden evla!.

cem yağcıoğlu 06-09-2020

edebiyatgazetesi / kritik eşik

not: seyreyleyin alemi, daha ne trajediler yaratacaklar!. bu daha ‘başlangıç’!.