Türkiye’de ve diğer pek çok ülkede ‘sol’ fikir olduğu zannı yaratılan yayınlara (ki büyük çoğunluğu küreselci ”neo-liberal” düşünce sahibi) aktarılan ‘fon’lardan tahmin ediyorum biraz da olsa, gündemi takip eden hemen herkesin haberi vardır.. okuyanlara, anlam vermeye çalışanlara yazık!.

..diğer ‘yol’daki ‘muhafazakar’lar ise, tüm dünyada yaklaşan sonlarına farkında olmaksızın adım-adım ilerlerken..

..düşünce dünyasında çok büyük değişimlerin yaşanacağı ortada asılı duran en büyük ‘gerçek’ olsa gerek..

Yeni nesil emperyalizmin en büyük aracı kurumlarını bünyesinde barındıran ve dünya çapında koordine eden ‘soros’ ve ekibi ile çalışanların bir birlerini ‘soroscu’ olmakla suçlamaları da, yine aklı başında olanlarca görülmekte ve bilinmektedir zannımca.. oldukça komik bir durum!..

Sermaye sektörlerinin devletlerin dönüşümünü ortak bir prensip ile tüm dünyada benzer tekniklerle gerçekleştiriyor olması, ‘büyük kalabalıklar’ tarafından çok kolay anlaşılır olmasa da, ‘tüccar devlet düzeni’nin etkilerinin sosyal anlamda yine tüm dünyada benzer etkilerini görmek mümkün. Yaşanan tüm olumsuzlukları ‘ört-bas’ etme şeklinde uygulanan ‘sosyal farkındalık projeleri’ ise, yayılmakta olan pis kokuları örtecek düzeyde kapsayıcı değil; çünkü, büyük çoğunluğu, ya samimi değil.. ya da gündemi ötelemek amaçlı.. bireysel ve iyi niyetli çabalar hariç…

Gerçek dünya algısı ile sanal dünya algısının arasında yer alan karbon kağıdının çekilmesiyle ortaya çıkan şaşkınlığın zirve yaptığı günlerin içinden geçerken; bir de her anlamda yaratılan korku dalgaları ile neye uğradığını şaşıran ‘insan’ ve öznesi!.

..bir yandan binlerce yılın karanlığına esir olurken, diğer yandan ilerici bir sahteliğin boyunduruğuna girme telaşı..

..din sorgulanırken, ‘din adamlarından daha mı iyi bileceksiniz’ diyenlerden, ‘sorgulama’ kelimesinden türeyen bilim için de, yine benzer, ‘bilim adamlarından daha mı iyi bileceksiniz’ciler peydah olmuşken.. (elbette bir ‘jeolog’dan daha iyi bilecek değiliz toprağı ve katmanlarını.. ya da bir arkeolog kadar hakim olamayız çoğu detaya.. ama bu değil ki, fikir yürütmeyeceğiz.. babında..)

..’özgür düşünce’ ve ‘özgürlük’ algıları; yine, insan sağlığı ve güvenlik tehditleri ile milim-milim elimizden alınmakta, uçuruma doğru sürüklendiği tartışmasız bir biçimde ortada olan ‘medeniyet’ ve algımızın,  fikrimizden çalındığı düpe-düz ortada.. ‘itaat’ eden ve hemen ‘ikna’ olan ‘büyük kalabalıklar’ın bütün bir insanlığı nasıl bir sona hazırladığı.. ya da bu ‘son’ için gönüllü aracı olduğu ve defalarca benzer sonları yaşadığımız gerçeği hafızamızda…

Temel ihtiyaç olan beslenme ve barınma ihtiyacı eksik bırakılan ‘insan’ öznesinin, diğer ‘yaratılan ihtiyaç’ listeleri üzerinden sisteme bağlanması ve muhtaç bırakılması, ilerlediği düşünülen insan medeniyetinin ‘gerçek dünya’da hapsedilip, sanal dünyada özgür bırakılması seçeneği üzerine kurgulanan (metaverse) yeni düzen ve dayatmaları.. bütün bir sistemin (sosyal ve ekonomik) baştan aşağıya ve zorunlu olarak dönüşüme tabi tutulması ve geleceğinde yaratacağı sancıların ne olacağı hakkında ‘yaşayan hiçbir insan’ın kayda değer bir fikrinin olmaması..

..yakın gelecekte yine dincilerin elini güçlendirecek ‘kıyamet senaryoları’nın ortaya saçılmasına yol açacak.. ve yine insanlığın ve bu kez, yeni nesil bir karanlığa bürünmesine yol açacaktır.. elbette hepsinin güncellenmiş şekli ile..

..ve bugün ‘büyük kalabalıklar’ algılamada güçlük çekse de, hızlandırılmış ve tavizsiz bir şekilde hemen her şey ‘metaverse’e (sanal evren.. ya da algı evreni) adapte olmak için planlanmakta ve yapılmakta.. yeni para piyasaları, yeni sosyal hayat ve yönetim biçimleri ve tüm hiyerarşik yapılar..

..ve yine ‘küresel iklim değişikliği’ ne kadar gerçek olsa da, sonuçları bakımından en yakın tehlike olarak karşımızda dursa da.. gerçekliğin dışında yaratılacak algılarla, insanların ‘korku iklimi üzerinde’ yaşama alışkanlıkları tetiklenerek (ki alıştırıldılar) yeni bir takım özgürlük alanlarından vazgeçmeleri sağlanacak..   büyük bir bireysel yalnızlığa itilen ‘insan’ ve öznesi..

..gerçek dünyadan kendini soyutlayarak ‘sanal evren’de var olma çabasına girecektir.. pek çok diğer ve insani özelliklerinden vazgeçerek!.

..ve ancak bu süreçte ‘küreselciler’in yükselmesi, karşı taraf ‘dinci’ yapıların temelsiz olan pek çok ‘kıyamet senaryosu’nun yeniden gündeme gelmesini sağlayacaktır.. yani bir birinin karşısında görünen düşünce ve kalıplar bir çember düşündüğünüzde, yine aynı noktada keşisecektir..

..daha anlaşılır olması bakımından; yarın ‘mesih’in gökten indiği bir video görüntüsü ile ‘büyük kalabalıklar’ yine sorgulamadan, kurulan ‘tezgah’ın içinde yer almaya devam edecektir..

..daha da ötesi, önce ‘babil’i yaratacaklar.. sonra da yıkılması için gerekli ortamı!..

..’yusufçuk kuşu’ sizi korusun!.

Cem yağcıoğlu  18-11-2021  18.20 zamansız..